04 Ocak 2010

Bookmarklarınızı Güncelleyin

İmkanmekan artık yeni adresinde:

www.imkanmekan.org

22 Aralık 2009

APART • MAN




Sevgili İmkanmekan Sakinleri ,

İmkanmekan, kentlerde yaşam kalitesini artırmaya yönelik küçük ölçekli müdahale olanaklarını araştırmak ve yaygınlaştırmak amacıyla Ocak 2007’den beri çalışan bağımsız bir oluşumdur. İmkanmekan grubu bu çerçevede kamuoyunun ilgisini kamusal mekana çekebilmek adına alternatif tasarım ve uygulama süreçleri ile yeni tasarım ve üretim biçimlerini denemektedir.

Eylül 2009’dan bu yana, çalışmalarına İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nn desteği ile devam eden İmkanmekan grubu, bu proje kapsamında dördü tasarım atölyesi olan yedi etkinlik, İmkanmekan web sitesi ve kamusal mekan tasarımına ilişkin yazılar ve projelerden oluşan kitabını 2010 yılı sonunda tamamlayacaktır.

Bu dört tasarım atölyesinden biri olan APART • MAN Atölyesi , 06 Şubat 2010 tarihinde gerçekleşecektir. Atölyenin amacı kentte ikametin en yaygın biçimi olan 'apartman'ın olanaklarını kamusal mekan perspektifinde tekrar düşünmektir.

APART • MAN atölyesi 06 Şubat 2010 tarihinde, sizi gündelik hayatın içinde ve kamusal mekanın hemen eşiğinde ; giriş katında, çatı kotunda, sokak veya arka bahçe ile ilişkisinde, sağır cephesinde belki balkonlarında hatta bizzat kurgusal olarak ele alınışında hangi 'imkan'ları sunabileceğini yeniden düşünmeye çağırıyor.

Atölye'ye katılım için bir A2 poster ve bir digital sunum (A3 pdf) yeterlidir.

Posterler, 18 Ocak 2010 tarihine kadar imkanmekan@gmail.com
adresine gönderilmelidir.

Atölye, digital sunumun ardından kamuoyuna açık olarak gerçekleşecek ve tasarımcıların katıldığı bir yuvarlak masa toplantısı ile tamamlanacaktır.

Yuvarlak masa toplantısı ve öneriler daha sonra atölye kitapçığında yayınlanacaktır.



Çağrışımlar ve Bağlantılar ...

Rear Window - Opening Scene
Nouvelle Vague - Godard (1990) Passage
Smoke - Auggie's Photo Collection
The Apartment - 1960
Fa Yeung Nin Wa - Yumeji's Theme

04 Aralık 2009

Kamusal Mekan için Eylem Tasarımı - Yuvarlak Masa Söyleşileri 03

Yarın (5 Aralık, Cumartesi) bir süredir gerçekleştirdiğimiz “Yuvarlak Masa Tartışmaları”ndan üçüncüsü için bir araya geliyoruz.

Bu toplantıda, bir anlık ya da kısa süreli eylemlerin tasarlanabilirliğini, kent ölçeğinde bu tür eylemsel müdahalelerin etkisini, farklı biçimlerini, -özellikle yakın çevremiz için- yapılabilirliğini, bu tip eylemleri kimin yaptığı, kimin katıldığı, kentsel hafızada kendilerine nasıl birer yer edindikleri ve benzeri bir çok konuyu tartışacağız.

Toplantının özetini kısa bir süre sonra imkanmekan blogunda okuyabilirsiniz.

02 Aralık 2009

KARAKÖY RIHTIM CADDESİ VE YAKIN ÇEVRESİ TASARIM ATÖLYESİ İLK PROJELER

Atölye 21 Kasım Cumartesi günü beş grubun katılımıyla tüm güne yayılarak gerçekleşti. Günün sonunda, Pelin Derviş,İpek Akpınar, Eylem Erdinç, Ömer Kanıpak, Cevdet Erek ve Boğaçhan Dündaralp de projeler üzerine tartıştığımız bölüme katıldılar. Projeleri ekiplerden iki haftalık bir süre içinde geliştirmeleri ve sonlandırmaları, bir metinle birlikte imkanmekan@gmail.com'a yollamaları bekleniyor.

ATÖLYE GÜNÜ GRUPLARIN İLK ÖNERİLERİ


AVŞAR-IŞIK GRUBUNUN PROJE ÖNERİSİ



ORHAN-AHMET-CEREN GRUBU PROJE ÖNERİSİ






İPEK-ENİSE-UTKU GRUBU PROJE ÖNERİSİ






TUTKU-GÜRBEY-DİDEM GRUBU PROJE ÖNERİSİ



ALİ-NUR-ONUR GRUBU PROJE ÖNERİSİ

21 Kasım 2009

Kamusal Mekanda Bellek - Yuvarlak Masa Söyleşileri 01

Ortak mekândaki değişiklikler, toplumsal bellekte ve toplumun sürekliliğinde nasıl bir rol oynamaktadır?

Bu soru çerçevesinde kamusal mekânın tasarımı nasıl mümkün olabilir?

Alışkanlıkları hesaba katmayan büyük imar operasyonlarının, zorunlu tahliyelerin, büyük kentsel dönüşüm projelerinin kent yaşamı üzerindeki etkilerini nasıl değerlendirebiliriz?

Kollektif belleğin oluşumundaki kopukluklara dikkat çeken, hasarları en aza indirmeye çalışan çeşitli girişimlerden söz edilebilir mi?


Bu sorular, İmkanmekan’ın 17 Ekim 2009’da gerçekleştirdiği “Kamusal Alanda Bellek” konulu yuvarlak masa toplantısının, henüz davet aşamasında, katılımcılara gönderdiği metinde yer alıyordu. Kamusal mekânda tasarım yapmak üzerine düşünce üretmeye meraklı bir oluşum olarak İmkanmekan, mimar Cem Kozar ve fotoğrafçı Ali Taptık’ın misafir olarak katıldığı toplantıda, bu ortak alanı oluşturan en önemli unsurlardan biri olan belleği konu edinmişti.

Bu tartışmaya başlarken, bellek kavramının bir tanımını yapmak ya da en azından bizim ona hangi taraftan baktığımızı açıklamak gerekir. Ancak toplantıya başlarken, ortak bir tanım üzerinde uzlaşmamıştık. Bu nedenle konuyu, iki farklı başlık altında inceledik: Resmi bellek ve yaşanmış bellek.

Andreas Huyssen’in, Doris Salcedo’nun 1997 tarihli Unland: Tha Orphan’s Tunic adlı işi üzerine yazdığı bir metinde geçen bu ayrım şöyle tanımlanmıştır: “Anıtlar, resmi belleği ifade eder ve onların kaderi, kaçınılmaz olarak, devrilmek ya da görünmez hale gelmektir. Öte yandan yaşanmış bellek, kolektif, politik ya da bir nesle ait hafızayı içerse de, her zaman bireylerin, onların deneyimlerinin ve acılarının içindedir.”(kaynak)

Bu tanımda da açıkça ifade edildiği gibi, resmi belleğin ifade araçları olan anıtlar, tahrip edilmedikleri, çeşitli nedenlerle yok olmadıkları ya da hâkim ideolojinin değişimi sonucunda ortadan kaldırılmadıkları sürece, mekânın sürekli kullanıcıları için görünmez hale gelmek durumundadır. Anıtların kaçınılmaz sonu üzerinde bizim de kolayca anlaşmamız, anıt kavramının, imkanmekan ekibi ve katılımcıların zihninde ortak bir karşılık bulmasıyla mümkün olmuştur. Bizler için anıt, genellikle mimar, peyzaj mimarı ya da mekân tasarımıyla ilgisi olmayan, kendisine daha çok plastik bir obje tasarımı görevi yüklenmiş bir kişi, mesela bir heykeltıraş tarafından yapılabilecek ve kanıksadığımız bir takın çevre/bahçe düzenlemelerinin içerisine oturtulmuş, üç boyutlu nesnelerdir. Oysaki bu durumun böyle olmak zorunda olmadığını, hatta zaten böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Çağdaş anıt ya da anımsama örneklerinin, insan ölçeğine daha yakın, ziyaretçinin ilişki kurmasına olanak sağlayan, farklı kullanımlar getirebilen ve yaşanan bir mekân oluşturan bir yapıya sahip olması gerektiğini hatırlıyoruz. Bu da anıt denen yapının anıtsal olmaması halinde ortaya çıkan tartışmada fark ediyoruz ki; anıt ile anısına yapılmış olan, (monument ya da memorial ayrımında olduğu gibi) aynı anlama gelmiyor.

İmkanmekan’ın ilgi alanı olan, kamusal mekânın tasarımı ya da kamusal mekânda tasarım yapmak da tam olarak bu noktada başlıyor. Mekânın kullanıcısını da içine alan, yalnızca resmi belleği değil, bireysel yaşanmışlıkları da somutlaştıran, görünür hale getiren, hatırlatmayı amaçlayan tasarımlar yapılabilir mi?

Landmarks Preservation Council of Illinois’in ödüllü bir farkındalık kampanyasından bahsedebiliriz. Kampanyanın afişlerinde, kentte önceden var olan önemli yapılardan geriye kalan boş alanlar ya da yerlerine yapılan yapıların fotoğrafları ve altlarında inşa tarihleri, yıkım tarihleri, mimarları gibi bilgiler yer almaktadır. Bu son derece etkileyici kampanya, kentin sahiplenilmesiyle ilgili bir bilincin yaratılmasında önemli katkılar sağlasa da, amacı gereği zaten bir koruma kurumu tarafından “anıt” olarak belirlenmiş yapıları vurgulamakta ve tek taraflı olarak çalışmaktadır.

Toplantıya katılan Cem Kozar’ın anlattığı “Hayal/et Yapılar”, kendisinin sözleriyle bir “kentte silinmiş olan belleğin bir anlamda geri çağrılması” projesi. Cem Kozar ve Turgut Saner’in birlikte gerçekleştirdikleri çalışmanın tam adı “İstanbul’da Tarihi Yıkım ve Hayalet Şehir” ve çalışma kapsamında, İstanbul’da yıkılmış kimi yapıların yeniden canlandırılmasıyla, kentte kaybedilmiş ya da belki hiç bir zaman var olmamış mekânlar, olasılıklar ve hikâyeler ortaya çıkartılıyor. Bu hikâyeler, daha sonra birer hatırlatıcı olarak, bu yapıların yerlerinde sergilenecek. Bu proje, kaybolanlara üzülen bir tür kent nostaljisinden tümüyle uzak. Hatırlatma amacıyla ortaya çıkmış gibi gözükse de, bir tür somut gerçekliği hatırlatmaktan çok geçmiş, bugün ve gelecek arasında kentin kullanıcısı tarafından kurulabilecek bambaşka bağlantıları mümkün hale getiriyor.



Yukarıda soruya cevap olabilecek başka fikirleri araştırırken, imkanmekan’ın “küçük ölçekli müdahale” diye—belki de yanlış bir şekilde—adlandırdığı, fiziksel olarak küçük olup geniş bir alana etki edebilecek, düşük bütçeyle önemli bir sorunun çözümü olabilecek projelere örnek olarak Can Altay’ın Liverpool’da gerçekleştirdiği, “Trainer Monument” uygulamasıyla karşılaştık. Koşu ayakkabısı anıtı olarak tercüme edebileceğimiz bu çalışmanın, yukarıda tarif edilen, sorun çözmeye yönelik bir tasarım olmadığı açık. En azından basitçe düşünebildiğimiz türden bir kentsel sorunu çözmeyi amaçlamıyor. Ancak kentlinin yaşanmış belleğini görünür hale getiren, onların katılımıyla biçimlenen ve sahiplenmesinin kolaylığının, sürekliliğinin temini olduğu çok önemli bir örnek. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

(Fotoğraf: Mike Carney)


Mevcut izleri içine dâhil eden, ortaya çıkartan ve kalıcı hale getiren uygulamaların yanı sıra, belleğin oluşumuna doğrudan katkıda bulunan, belki de belleği olmayan bir mekânı kullanıcısı ile bir araya getiren, mekânı benimseten bir araç tasarlanabilir mi? Tartışmanın bir başka konusu da bu oldu. Kamusal mekâna yapılan bir müdahale nasıl belleğin bir parçası olabilir? Elbette tüm müdahaleler kendilerine bireysel ve kolektif hafızada birer yer edinebilirler. Bu anlamda başarılı olan bir örneğin, mekânın kullanıcısının kullanım alışkanlıklarının bir parçası haline gelen, sürdürdüğü hayat biçimine uyum sağlayan ya da tam tersine bu alışkanlıkları değiştiren bir müdahale olabileceğini düşünebiliriz. O zaman tersten giderek, kentin kullanıcısı dediğimiz kişilere ulaşmayı başarmış her müdahalenin de mekânın/kentin belleğinin oluşumuna katkıda bulunacağını, orada bir ya da birden çok yer edineceğini söyleyebiliriz.

En azından bir kişinin belleğinde yer edinmiş olanı ortaya çıkartan ve yine en azından bir kişinin belleğinde yer edinecek projeler aradık ve arıyoruz kısacası. Böylece bir ihtimal, kişisel olanlar arasında bağlantı kurmak mümkün olabilir, tabii bunun olmasını istiyorsak.

04 Kasım 2009

KARAKÖY RIHTIM CADDESİ VE YAKIN ÇEVRESİ TASARIM ATÖLYESİ


Karaköy İstanbul’un en karakteristik topografyaya ve konuma sahip bölgelerinden biridir. Boğaz'la ve Haliç'le olan ilişkisi, kentin ticaret, kültür, endüstri merkezlerine yakınlığı, kent belleğinin ve kimliğinin oluşumdaki etkileri açısından da Karaköy önemli bir konumdadır.

Karaköy Rıhtım Caddesi ise Karaköy Limanı ve Galata Köprüsü arasında kalan, içinde geçici bir iskele bulunan kentin önemli açık alanlarından biridir. Bu kamusal mekanın mevcut durumunu sorun ve potansiyelleriyle değerlendiren küçük ölçekli/ölçeksiz/düşük ölçekli müdahale önerilerinin ve bu önerilerin hayata geçmesi için gerekli senaryoların (işbirlikleri, yerel yönetimler,sponsorluklar...vb.) üretilmesi atölyenin konusudur.

imkanmekan, 2007'den beri cevaplarını aradığımız "kentsel mekanda küçük ölçekli müdahalelerle yaşam kalitesini artırma çalışmaları bu düzlemde ne kadar etkili ve faydalı olabilir" sorusu üzerine birlikte düşünmek, ilgili deneyimlerinizi, daha da önemlisi fikirlerinizi paylaşmak ve birlikte proje üretmek için sizi 21 Kasım 2009 Cumartesi günü 10:00-17:30 arasında, seçeceğiniz bir veya iki takım arkadaşınızla birlikte davet ediyor. Katılıp katılamayacağınızı ve seçtiğiniz takım arkadaşlarınızı 10 Kasım 2009 tarihine kadar imkanmekan@gmail.com adresine iletmeniz bekleniyor. Sonuç projeler Karaköy Rıhtım Caddesi'nde ki kamusal mekanların sizin gördüğünüz sorunları ve veya kamusal mekan olarak potansiyelleri üzerine kurgulanabilir.

15 Kasım 2009 tarihine kadar seçtiğiniz alana ilişkin bir fikir posterini imkanmekan@gmail.com adresine iletmeniz gerekiyor. Poster istediğiniz boyutta sadece seçtiğiniz alana ilişkin görselleri ve grup ve yer isim bilgilerini ya da görseller ile beraber yapacağınız projeye ilişkin ilk fikirlerinizi içerebilir. Temel amaç diğer davetli katılımcılara hangi alanda ve neye odaklanarak çalışacağınızı göstermek ve alanla ilgili ön hazırlığı yapmış olmak.
Atölye çalışmasına katkıda bulunabilecek okuma ve imajların olduğu bir dosya sistemi için size dropbox'tan bir davet gelecek onu kabul ederek dosyalara ulaşabilirsiniz.



21 Kasım 2009 programı
10:00-10:30 imkanmekan giriş sunumu-kavramsal çerçeve
10:30-16:30 projelerin geliştirilmesi ve her ekibin max. iki A2 boyutunda poster ve sunum hazırlaması
16:00-17:00 proje sunuşları
17:00-18:00 sergi ve değerlendirme

Görüşmek üzere,
imkanmekan

18 Ekim 2009

Sunum: İstanbul 2010 Projesi: “Kamusal alanda küçük ölçekli müdahaleler”

22.10.2009 Perşembe, Saat 17.30
imkanmekan*

imkanmekan, kente yönelik “kamusal” tasarım pratiğinin gelişmesine katkıda bulunmak ve kentlerdeki yaşam kalitesini küçük ölçekli müdahalelerle artırmak amaçlarıyla 2007'den bu yana mimarlık, tasarım ve planlama alanlarında çalışan bir ekiptir. Kamusal mekanda küçük ölçekli müdahaleleri farklı temalarda ele alan atölye çalışmaları ve kamusal mekanda tasarıma ilişkin müşterisiz mimarlık, kamusal mekanın belleği gibi konuların tartışıldığı etkinlikler düzenlemektedir.Sunum kapsamında imkanmekan'ın şimdiye kadar yapılmış olan çalışmaları ve İstanbul 2010 projesi çerçevesinde 2009 -2010 yılı boyunca yapılması plananan etkinlikler ele alınacaktır.
* imkanmekan, Bilge Kalfa, Evren Uzer, Hakan Tüzün Şengün, Okay Karadayılar ve Şebnem Şoher tarafından yürütülmektedir.

http://www.imkanmekan.org
Kentsel Uygulamalar Direktörlüğü
Saat: 17.30-19.00

İstanbul 2010 AKB Ajansı
İstiklal Caddesi Atlas Pasajı 3. Kat Toplantı Salonu
No:131 Beyoğlu/İstanbul

kamusal mekanda bellek, 17 Ekim 2009

İstanbul 2010 tarafından desteklenen ilk imkanmekan etkinliği 17 Ekim 2009'da İTÜ Taşkışla'da söyleşi biçiminde kamusal mekanda bellek üzerine yapıldı. Cem Kozar'ın Turgut Saner ile birlikte yürüttükleri Hayalet Kentler projesini sunduğu, Ali Taptık ve Pınar Arslan ile imkanmekan ekibi tarafından gerçekleştirilen söyleşide, kentte hatırlanan, kaybolan ve unutulanlar ve küçük ölçekli müdahalelerin kentsel hafızadaki yeri üzerine konuşuldu.

İSTANBUL 2010'da imkanmekan

imkanmekan, Istanbul 2010 desteği ile 2009 Ekim-2010 Aralık arasında, İstanbul'da kamusal mekanlarda kamu yararını gözeten küçük ölçekli müdahaleler üretmeyi amaçlamaktadır. imkanmekan mevcut fiziksel yapıya minimum mimari müdahale ile dönüştürmeyi, yada kimi zaman yapısal olmayan çözümler üretebilmeyi ve bunları yaparken de farklı sosyal grupların katkı ve çabalarını gözetmeyi hedeflemektedir.
İmkanmekan, İstanbul 2010 projesi kapsamında kamusal mekanla ilgili farklı perspektiflerden farkındalığı artıracak toplantılar, kamusal mekan için tasarım pratiğini geliştirecek atölye çalışmaları, internet üzerinde çalışan bir tasarım veritabanı ve kamusal mekanda küçük ölçekli müdahalelere ilişkin çeşitli yayın çalışmaları gerçekleştirecektir. Fikir düzeyindeki çalışmaların uygulanabilirliğini ve tasarımın kolektif bir çabayla geliştirilmesinin imkanlarını tartışan imkanmekan etkinlikleri, 2010 projesi kapsamında ele alınan katılımcı ve kamusal kent alanı dönüşümü hedeflerini küçük ölçekli müdahalelerle yaşam kalitesinin arttırılması düşünceleri ile İstanbul’un bütününde noktasal olarak yaymayı planlamaktadır. Bu bağlamda kamusal mekanla ilgili farklı tema ya da yerleri çıkış noktası olarak ele alan, 2009 yılında dört, 2010 süresince üç, toplam yedi atölye yürütülecektir. Proje kapsamında atölye çalışmalarında üretilen kamusal mekan tasarım önerilerinin, söyleşilerin ve davetli makalelerin toplandığı bir imkanmekan kitabı 2010 Kasım'da yayınlanacaktır.
2009 ve 2010 yılı boyunca imkanmekan etkinlikleri ve etkinlik takvimi Kasım 2009'dan itibaren www.imkanmekan.org adresinden izlenebilir.

26 Aralık 2008

imkanmekan Tersane


Ceren Balkır'ın onerisinden

Blog'a yeni bir şeyler post etmeyi o kadar zamandır ihmal etmişiz ki, sanki imkanmekan cephesinde oldukça uzun bir durgunluk süreci yaşanmış gibi görünüyor. Oysaki geçtiğimiz süre zarfında bir sürü şey yaptık. Bunlardan en önemlisi İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ile birlikte yola çıktığımız imkanmekan Tersane çalışmasıdır.

Bu konuda yaptığımız ilk çalışmalar, tersane hakkında medyada yer alan haberlerin taranması ve Camialtı tersanesinin gezilmesini kapsıyor. Detayları imkanmekan Tersane blogunda bulabilirsiniz.

Bu proje kapsamında, Alper Derinboğaz, Boğaçhan Dündaralp, Ceren Balkır, Gürden Gür ve Hakan Tüzün Şengün, Onur Kemal Kösedağ ve Onur Ceritoğlu, Ozan Avcı ve Zeynep Ataş, Sevince Bayrak ve Oral Göktaş bizimle tersane üzerine küçük ölçekli müdahaleler geliştirmek için çalıştılar. Çeşitli bürokratik engeller dolayısıyla, kendilerinin yaptığı çalışmalar yalnızca yerin plan ve fotoğrafları üzerinden gerçekleştirildi.

Proje ne yazık ki 2010 AKB ajansı ile Tersane yönetimi arasında kurulamayan bağlantılar nedeniyle süresiz olarak askıya alındı. Bu aşamaya kadar tüm ekiplerin farklı ölçeklerdeki önerileri XXI Dergisi Ocak sayısında yayınlanacak.

30 Kasım 2008

imkanmekan söyleşileri

imkanmekan ekibi 2008 yılı boyunca 'kamusal mekan, kamusallık, müdahale, küçük ölçekli müdahale ve imkanmekan' anahtar kelimeleriyle Bülent Tanju ile üç söyleşi gerçekleştirdi. Bu söyleşilerin devamı sayılabilecek bir başka toplantı da yine aynı kavramlar ve ek olarak 'imkanmekan tersane' projesi üzerine 27 Kasım 2008'de Taşkışla'da gerçekleştirildi.

Toplantıya katılan Arzu Erdem, Özlem Ünsal ve Saitali Köknar'a teşekkür ederiz.

04 Mart 2008

imkanmekan-Kayitdisi Havalimani Atolyesi

4-9 Şubat 2008 tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi'nde gerçekleştirilen "Kayıtdışı" etkinliği çerçevesinde yapılan imkanmekan havalimanı atölye çalışmasının sonucunda tüm gruplar yaptıkları tartışmaları ve çeşitli önerilerini birer posterde özetlediler.

Eylem Erdinç, Abdullah Kocamaz , Canan Güntürkün, Başak Şahin Grubu:



Hakan Tüzün Şengün, Melike Erdag, Alper Kurbak, Erhan Öze, Özge Kırımlıoğlu Grubu:



Boğaçhan Dündaralp, Onur Kemal Kösedağ, Betül Untuç, Sıdıka Didem Yüknü Grubu:



Ömer Kanıpak, Selin Gürel, Bihter Çelik, Yiğit Yalgın Grubu:



Hüseyin Kahvecioğlu, Yiğit Acar, Oğuz Gürbüz, Melodi Öz Grubu:

23 Şubat 2008

imkanmekan kayitdisi 4-9 subat 2008

imkanmekan, 04-09 Şubat tarihleri arasında YTÜ Mimarlık Fakültesinde gerçekleşecek enformel tasarım etkinliği Kayıtdışı01'de yersizlik kavramı üzerine bir atölye gerçekleştirdi.

Bu atölyenin odak noktasını oluşturan Havalimanları, İşlevsel açıdan büyük ölçüde birbirinin tekrarı olan ancak aynı nedenle de bulunduğu yere referans vermekten uzaklaşan, çevresinden kopuk, tanımsız olabilen ama aynı zamanda son derece önemli kısıtları olan, buna bağlı olarak da son derece tanımlı olan ve dikkatli bakıldığında yer ile ilişkilenen bu mekanlar, günümüzde dönüşen kamusal mekan kavramını tartışmak içinde önemli bir çıkış noktası oldu. Gerçekleştirilen çalışmada, katılımcıların bu durum ve kavramlar üzerine düşünce üretmeleri, bu mekanın potansiyellerini belirlemeleri ve buna ilişkin uygulanabilirliğin ön planda olduğu öneriler geliştirmeleri beklendi.

Gruplar

Eylem Erdinç, abdullah kocamaz , canan güntürkün, başak şahin

Hakan Tüzün Şengün, melike erdag, alper kurbak, erhan öze, özge Kırımlıoğlu,Boğaçhan Dündaralp, onur kemal kösedağ, betül untuç, sıdıka didem yüknü

Ömer Kanıpak, selin gürel, bihter çelik, yiğit yalgın

Hüseyin Kahvecioğlu, yiğit acar, oğuz gürbüz, melodi öz


imkanmekan atölyesinin Kayıtdışı01'deki programı:

4 Şubat, Pazartesi

13.00: Katılımcılarla imkanmekan ekibinin tanışması ve programın anlatılması
14.00: Film gösterimi ¨TERMİNAL¨
15.30: Grupların yürütücülerle tanışması

5 Şubat, Salı

13.00: imkanmekan sunuşu
14.00: Kamusal mekan sunuşu
15.00:Katılımcılarla yürütücülerin konu üzerine tartışması
17.00: proje gelistirme
Ömer Kanıpak, Hüseyin Kahvecioğlu,Eylem Erdinç, Özge Kırımlıoğlu,
Boğaçhan Dündaralp,Hakan Tüzün Şengün

6 Şubat, Çarşamba

serbest gün / araştırma geliştirme günü

7 Şubat, Perşembe

13.00: grupların işlerinin projeksiyonla sunuşu ve değerlendirme

8 Şubat, Cuma

13.00 sergi acilisi


11 Aralık 2007

K | Y | Atölye Değerlendirmesi



Atölye çalışmasının sonunda önce sunumlar, ardından da Nil Deniz, Cevdet Erek, Ömer Kanıpak ve Nurbin Paker Kahvecioğlu'nun katılımıyla küçük bir değerlendirme yapıldı.